Maca Bitkisi Faydaları | Maka Tozu Satışı | Ucuz | Fiyatları

Başlangıç » maca bitkisi » maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi

Kategoriler

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi Sivas şehri İlkçağdan beri önemli bir yerleşme merkeziydi. Asıl şöhreti Selçuklu Türk-leri zamanına raslar. Sivas 1399’da OsmanlI hâkimiyeti altına girdi. Daha sonra Timur tarafından kuşatıldı, Timur ordusu şehri tamamen yığma etti.
Yakın tarihimizde, Sivas’ın önemi Kurtuluş Savaşı’mızm başladığı yer olmasından ileri gelir. Tarihî Sivas Kongresi 4 eylül 1919’da bugünkü lise binasında toplanmıştı.
Sivas Kalesi. — Romalıtar’dan önce Sivas’ın bulunduğu yerde Kabira adında bir kale vardı. Bu eski Sivas kalesi, «Aşağıkale», «Yuka-rıkale» olmak üzere, iki kısımdı. Bunları kimin, ne zaman yaptırdığı belli değildir. Yalnız Bizans imparatoru Justinianus tarafından önerildiği biliniyor. Daha sonraları Dani|-rnenfiiler’den Danİşment Gazi, kalenin burçl# n : komutanian arasında pay
Önemli yol kavu>ağı şehirlerimizden biri olan Sivas, Türkiye’nin 10, İç Anadolu bölgesinin 5. büyük şehridir. Nüfusu 95.000’e ya kındır (1960 sayımı: 93.849).
Şehrin ortasından Tavra Suyu, doğu ucun dan da Mısmıl Irmağı geçer. Kızılırmak iu 4-5 km. güneyinden akar. Deniz yüzeyinder
1.275 m. yükseklikte kurulmuş olan bu şehir de modern binalar, geniş yollar vardır. İstas yonla Vilâyet Konağı arasında uzanan, iki yan ağaçlı 910 m. uzunluğundaki İsmet Paşa Cad desi bu Milli Kurtulup taril, oİKyUır. Atatürk (in 1» muyı» IDHl’üa barru milli mukavemet hareketlen büyük kurtı Kreaı’ncie alınan kararlarla, tam bir bütün ol Atatürk Sanibun’a çok aüç şartlar içinde a topraklan iışkal edilen Türk milleti, yaj^aiiıı Tundaydı. Milletin bu büyük emelini zorlu çekleştirmek istiyen Atatürk, ilk önce Erzurı ere topladı. Erzurum ve Sivas kongrelerinin k türk şu sözleriyle açıklar:
€… Bu vaziyet karşifiinda bir tek karar va müstenit, bilâkuydüşart müstakil yeni bir Tü Erzurum Kongresi, Atatürk’ün bu açık ve k 23 temmuz 1919’da toplandı. 14 gün süren gö içinde yurdun bölünmez bir bütün olduğu, kabul edilemiyeceği açıklandı. 7 ağustos 19 Sivas’ta büyük bir kongre toplanmasına km nnı bu kongreye «heyet-i temsiliye» üyesi Atatürk, 2 eylül 1919’da Sivas’a vardı. Koı 14’te lisenin toplantı salonunda açıldı. Gc «manda» fikri üzerinde duruluyordu. Üycle Atatürk ateşli bir konuşma yaparak bu yani Kongre, yurdun bölünmezliğini, bağımsrzlı^t Kongresi’ııde alınan kararları görüştü, yeni Sivas Kongresi yurdun bölünmezliğini ka reddedıyoıdu. Türk kurtuluş tarihinin öner de alınan kararlar şunlardır:И.maca bitkisi Ordusu daftılılaıı. k milleti, yaşamak İçm ölümü eröze almak zo k emelini zorlu bir yarpı^ma Kücü halinde кег-c, İlk önce Erzurum, sonra da Sivas’ta birer kon s konerrelerinin kesin amacının ne olduğunu Ata
bir tek karar vardı. O da, hdkimiyct-i mılliyey^ takil yeni bir Türk Devleti tesis etmeklik (Nutuk t’ün bu açık ve kesin düşüncelerinin ışığı altınd 14 gün süren görüşmelerden sonra, milli sinirle bütün olduğu, ayrıca, hiçbir himaye sistemini İl. 7 ağustos 1919*da dağılan Erzurum Kongre: ıplanmasına karar vererek, Atatürk’le arkadaşlı îmsıliyeı» üyesi seçti.
vas’a vardı. Kongre, 4 eylül perşembe günü ьа ında açıldı. Görüşmelerde en çok «himaye» ıluyordu. Üyelerin çoğunluğu bu fikre kaymış aparak bu yanlış düşünceyi kalalardan silip at ni. bağımsızlığım kabul ettikten sonra, Erzurt 1 görüştü, yeni kararlar aldı, ünmezliğinl kabul, «manda» fikrini kesin olaı tarihinin önemli bir bölümü sayılan bu kons
ğv İçin, hastalık çok kısa itvrıiinaJİn vücudunda olan eşeyli üreme ^ nunda sıtma mikrobu daha uzun bir yaşam kuvvati kazanır. Bunlar, sivrisineklerin soktu {)u imanların vücuduna geçerler, kanların karışarak hastalığı meydana getirirler.
Belirtileri. — Sıtma mikrobunu alan bi kimsede,maca bitkisi 12-15 gün sonra, hastalık birdenb re, şiddetli titremelerle başlar. Başta, belde karında ağrılar olur, hasta kusar, ateşi 39 bulur. Titreme bir saat kadar sürdül< ten sonra durur, bu sefer vücuda üşüme yer ne ateş basar, hastanın yüzü, gözleri kızarı Bir süre sonra bol ter döker, nöbet geçer.
Sıtma nöbetlerinin daha hafif, ya da dah ağır geçen şekilleri de vardır. Bu arada si rekli ateş yapan, şiddetli sürgün (ishal) 1er kolerayı, dizanteriyi andıran şekilleri de gc rülür.
Tedavi. — Sıtmanın en etkili İlâcı kinindi Kinin esası üzerine birçok sıtma ilâçları y pılmıştır. Hastaya verilecek kinin miktarı hekim tâyin etmelidir. Nöbet sırasında hast) d, kaba etinden bir ampul kinin şırınga edı ık ateşi düşürmek yoluna gidenler varsa d< yanlış bir yoldur. Sıtma ancak ağızda ıhacak İlâçla iyi edilebilir. Hasta kendii W»mez bir durumda ise, ya da şiddetli k
miler yüzünden ilâcı ağızdan elamıyacak da Isa, ancak o zaman iğne yoluna gidilehu,^ Ota yandan, kinine karşı dayanıklı sıt^ mikropları da vardır. Bu gibi durumlarda taya daha başka ilâçlar verilir. Ayrıca, reklJ sıtmadan dolayı zayıf düşmüş birtakım demirli ilâçlarla, karaciğer hulâ^j. lariyle de kuvvetlendirilir.
Sıtma yeryüzünde eskiden çok yaygın bir hastalıktı. Bugün, ileri ülkelerde, bataklıkla, rın kurutulması, böylece, sivrisineklerin üre-meşinin önüne geçilmesi sayesinde, sıtma da yaygın bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Bununla birlikte, devletler gene de sıtma ile savaşa büyük önem verirler. Bu arada, üstü ıçık su birikintilerine «saprob gibi ilâçlar, a da mazot dökülerek
f fnbijr merrmlilerden kurt büyüklüğünd Ь’г hs/^s/Tdır. B«>t« Afrika olmak üzere Esk DvjnyH’mn $1Слк, hattâ ılık bölgelerinde ya şar Üzeri §iyah ЬвлвкП külrengi sırtı, kıllı pos tu vardır. Arka ayaklan ön ayaklarından kıs< olduğundan gövdesi arkaya doğru eğik durur Bundan dolayı iyi koşamaz. Ensesinde başın dan sırtına doğru uzanan sert, kısa bir yeles vardır. Ayaklarında, uçları sivri tırnaklı, dör der parmak bulunur. Bunlar kedide olduğı gibi kapanıp parmakların arasında glzlene mez. Dişleri köpeklerinki gibi keskindir, sırt tanlar böylece kemikleri bile kolayca yiye-bılirhr.
Sırtlan korkak bir hayvandır, daha çok leş yiyerek geçinir. Tek başına olunca, insanlara çok ender saldırır. Sürü halinde daha saldıı^ gan olurlar. <yündüzlerl mağaralarda gizlenir, jeceleri köylere yaklaşarak leş arar. Mezarlar-ten ciuleri çıkarıp yediği de olur.maca bitkisi Daha çok ^fka hayvanların artıklariyJe geçinir. Dişisi ilda üç yavru doğurur.
Sırtfamn benekli cinsinden başka bir de ’oîîı Cimi vardır. Yakalanıp kafeste besle-b’Mrse de çok pis kokması yüzünden hay-nat bahçelerinin çoğu bu hayvana
teren, bekf/mai»# intanı öfürna kadar »Ufui li/en bir hssteUktır. «Malarya» da cktnir. İt sarıdan insane, «arx>lal» denilen gıvristneğı eokmebiyim bulaj^ır.
Sıtma, yeryüzünde çok eski çağlerden be bilinen bir hastalıktır. Mikrobu butunmedd Önce, topraktan çıkan birtakım zehirli mac delerin havaya karıkarak sıtmaya yof açtı{ sanılmış, bundan dolayı «kötü hava» anlam na «mâiarıa» (malarya) denilmiştir. 1831 yılında Fransız doktoru Charles Laverm (1845-1922) Cezayir’deki çatışmaları sonun da, sıtmanın mikrobunu buldu. ‘
Sıtma mikrobunun üç ayrı çeşidi vardır Bunlara göre, hastalığın gelinmesi de ayrı ayr dur. Bu arada, bazı sıtma nöbetleri her gün, bazın iki günde bir, bazı da dört günde biı gelir.
Дупса, sıtma mikroplarının iki türlü öre* yfşi vardır: Eşeysiz (erkeksiz4Ji^i$iz) üreyiş; eşeyli (erkekli<iişiU) üreyiş. Birinci çeşit üreyiş insan’arın vücudunda, ikinci çeşit üreyiş İse
Koca Sinan (Prof. Dr. Âfet İnai 1QSdı , Mimar Koca Sinan’ın Eserleri ( H, KonyalI. 1950); Sinan: Hayatı. M ıP’uf Gabriel. 1937); Mimar Sinan ( H. AiUnay. 1931); Mimar Sinan (H. Koçu. S.hıdiir pianı лупрп ikinri defa tekrar etmez, h,-r yipıya birc^>k yeni hııluşiannı k,
Г, < o’nınr’,iy-‘ k ; iiyer-i gibi muazzam bir yapı pr >;o- f’i rprcfklestirirken, medreseler, has tane, im ir f, I чп”.папе, nihayet hepsine hâkim rami ЛГ’- . ,1a sakladığı düzen, mimar : ilk kucV”‘’ n n e^siz temsilcisidir. Daha ufak eserlerin dış yapılarını renklendiren buluşla rı, meselâ Üsküdar Mihrimah Camisi (1548) Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Camisi (1571 revakları üstündeki geniş saçaklar, Sultanah met’teki Sokollu Camisi’nin kaş kemerli avk’ revakları gibi, sanatının cana yakın zarafetin ortaya koyar.
Sinan eserlerinin birçoğunda iç süsleme olc rak çini duvar kaplamalarını gayet ahenk ölçülerde kullanmıştır. Her eseri yaptıranı kişhi^-ne göre düşünülmüştür.maca bitkisi faydaları Haşmetli Si leymaniye yanında Mihrimah Sultan’ın zar yapıları, genç şehzade Mehmet’in hâtırasıı süslü, genç ruhlu Şehzade Camisi bur İ4Krtir. Aynı şey türbeler için de söylenebil! âh / )p,sı türbeler içinde Sultan Süle ТитЬе$1, Hütrev Paşa Türbesi, Şehza< Mehmet Türbesi, Zal Mahmut Paşa Türbe başta geljr. Renkli taş kakmaları ile Şehza< gösterdiği gibi, Sinan’ın türbe! yovkî hüktmn
mutan» olarak, emrindeki donanma ve bırlik-ferle Messlna, Calabra kıyılarını vurup yağma 1 etti. Tunus’ta bazı kaleleri aldı. T 580’de ilk I defa sadrazamlığa getirilerek, İran üzerine gönderilen orduya başkomutan yapıldı. Bu 1 savaşta Sinan Paşa’nın yararlığı görülmediği için iki yıl kaldığı sadrazamlıktan atılarak l Malkara’ya sürüldü. Bundan sonra biri 1589* da, ötekisi 1592’de olmak üzere iki kere daha sadrazam olduysa da gene çok geçmeden azledilip sürgüne gönderildi. Dördüncü defa 1593’te sadrazam oldu. Eflâk’ta ordunun başındayken, korkuya, kapılarak kaçması üzerine ordu büyük bir bozguna uğradı. Derhal azledilerek yerine Lala Mehmet Paşa getirildi. Yalnız, kurnaz, karıştırıcı bir adam olan Sinan Paşa, Mehmet Paşa ölünce gene sarayı elde edip sadrazam oldu. Bu beşinci sadrazam-
Ilığında ancak beş ay kadar kalabildi, 90 yaşında öldü.
Sinan Paşa Yemen’i alması, Akdeniz’de donanma ile birkaç başarı kazanması bir yana açgözlülüğü, paraya düşkünlüğü, zalimliği il< tanınır. «Koca» diye anılması da büyüklüğün den değil, çok yaşamış olmasındandır.
tfe^rle genişletiliyordu (Вк. Şeh7ade Ч
1550-1560 arası, Sinan’ın son derçr^”’)
bir devridir, Süleymanîye Canvsı üç Ц
6 önemli cami daha meydana gelmiştir- ^ ‘
Mf 1) Kanunî’nin kızı Mihrimah Sulta^^ Edirnekapı’da yaptığı cami, 2) Eminör,(jv’! Rüstem Paşa Camisi; 3) Silîvrikapı’da ||^ him Paşa Camisi; 4) Topkapı’da Ahmet Camisi; 5) Eyüp’te Zal Mahmut Paşa Ъ) Beşiktaş’ta Sinan Paşa Camisî’dir. Bu [^ | sıra camide Sinan adım adım, ya altı, yg ^. sekiz payeden faydalanarak, bir kubbe altm da enine açılan geniş mekân fikrini geliştirj miş, her camide değişik buluşlarla bu pljr,, gerçekleştirmiştir.maca bitkisi faydaları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: