Maca Bitkisi Faydaları | Maka Tozu Satışı | Ucuz | Fiyatları

Başlangıç » Adana Bitkisel Ürünler Aktar Baharat Satışı Fiyatları » maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi konularımız

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi konularımız

Kategoriler

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi konularımız

maca bitkisi ve hayat edebiatı felsefesi konularımız Gollerden başka, katı, krisi halde sodaya Macar Ovasdnda, Mançurya’d Arabistan’a kadar uzanan bozkırlarda, Arj tin’de, Amerika’nın Sierra Nevada doğu maçlarında raslanır.
XVIII.yüzyıl sonlarında tabiî soda bazı kelerde dokumacılıkta, sabun yapımında ‘ memeye başlayınca, Fransız Akademisi ba usullerle soda yapımı için bir yarışma açr fi. Bir sağlık subayı olan Leblanc adında yarşmayı kazandı. Ancak, Fransa’daki ka işaifkiar dolayısiyle Leblanc usulü ilk zama lipihıedi, 1823’te İngiltere’de tuz verç ilkınca ilk soda fabrikasını Musprat ad ЫН kurdu. Bu fabrikanın kullandığı us bulucusu Leblanc ise 1806’da düşkünler cW ölmüştü.
Evlerde, endüstride birçok işlerde-kuUani’ lan önemli 1яг maddedir. Evlerde, daha çok ten>İ7lik işlerinde, suyun sertliğini gidermek kirlen yumuşatr.’-ık için; endüstride de, y« rin« göre, yn ! v- ; m.vlde, ya da yardımcı mac de olarak kullan’lır.
Sodanın eski çny;ardan beri kullanılmas nın bir sebebi de tabiatta saf, kristal halim kolay bulunabilmesidir. Kimyada Na?CC lOH^O formülü ile gösterilir. Nötür bir so yum karbonatıdır. Tabiatta bulunduğu yeri daha çok göller ve civarıdır. Dünyada en öne li soda gölleri Mısır’da Vadi-i Natrun’dî göllerdir. Bu göllerin suyundan %39 МагС ^ %25 ЫаНСОз (sodyumbikarbonat) aline gibi gölün çevresindeki kumlar arasında %35-42 oranında soda bulunur. Doğu A ka’daki Magadi Gölü de soda bakımından 2 gîndir. Bu gölün yatağında biriken soda kalınlığı bazı yerlerde 200 m.’yi bulur. > dumuzda soda bulunan göl Van Gölü’dür. ^l-îjn Suyunda litrede 8 gram soda bulu Son yıllarda bu gölden soda elde ediln bîi. » • ü^tır. Göllerden başka, katı, kr halde xlaya Macar Ovası’nda, Mançuryl Arabistan’a kadar uzanan bozkırlarda, A tin’de, Amerika’nın Sierra Nevada doğı
KunınııaiKier I uoıyeıı^re e иа>ка ли(,ил pişmeler de gösterirler. Meselâ odunun bol o duju yerlerde odun sobası, linyitin bol oldı ğü yerlerde linyit sobası daha elverişlidir. A nca, bazı bölgelerin özel yakıtlarını kuliani sobalar da vardır. Meselâ yurdumuzda Ы bo’gelerde fındık kabuğu, bazı bölgelerde t^ ta talaşı, bazı bölgelerde de hayvan pisliğ den yapılan,maca bitkisi «tezek» adı verilen özel bir ya ısınma aracı olarak kullanılır. Bu yakıtla sobalarında da bazı değişiklikler bulunur
Evlerde, endüstride birçok işlerde- kull lan önemli bir maddedir. Evlerde, daha temizlik işlerinde, suyun sertliğini giderr kirleri yumuşatmak için; endüstride de, rine göre, ya ham madde, ya da yardımcı r de olarak kullanılır.
Sodanın eski çağlardan beri kullanılr nm bir sebebi de tabiatta saf, kristal ha kolay bulunabilmesidir. Kimyada Na lOHjO formülü ile gösterilir. Nötür bir karbonatıdır. Tabiatta bulunduğu ‘ di^ba çok göller ve civandır. Dünyada en l li S(xla gölleri Mısır’da Vadi-i Natrur nölli»rin gtjvundan %S9 K
кюгиг kir«çl* kariftınlarak gene amonyûkla karbon dioksit elde ed»Ur, az bir kayıpla bu maddeler soda elde edilmesinde kullanılır.
Zamanımızda soda kullanan endüstriler arasında en önemlileri şunlardır: Sabun yapımı, dokumacılık, boyar maddeler, kimyasal maddeler, ilâçlar, kâğıt, cam, emay, metalürjinin bazı kolları, foioğraf, yağ arıtması, nişasta, kauçuk ve benzeri endüstriler.
SODYUM
Sodyum «alkali metaller> denilen, lityum,maca bitkisi sodyum, potasyum, rubidyum, sezyumdar meydana gelen metal topluluğunun en önemi üyesidir. Eski Mısırlılar zamanından beri bl linmektedir. Mısırlılar’ın «neter» dediği b metale Lâtinler «natrium» demişler, simget bundan dolayı Na olarak kabul edilmiştir.
Sodyum tabiatta eleman halinde bulunmı Bileşikleri çoktur, yeryüzü kabuğunun %2, sim bu bileşikler meydana getirir. En çok b lunan bileşiği «sodyum klorür» (yemek tuzı dur. Bu bileşik deniz sularında %2,7, tuae larda %26 oranında bulunur. Denizlerdi sodyum tuzlarım bir araya getirmek mümk olsaydı meydana gelen kütle yeryüzünün I tün karalarmı, dağlariyle berabe
Felsefede, bir tasım (kıyaslama) olarak, yanlışlığı ustaca gizlenip, doğruymuş gibi kabul ettirilmek istenen bir kanıtın (delilin) ileri sürülmesine «sofizm» (bilgicilik, safsata) denir. Kelirhe Eski Yunanca «sophos» (bilgili, akıllı, kurnaz) sözünden gelir.
Bu yoldaki ilk felsefe çığırı M. O. V. yüzyılın ortalarına doğru Eski Yunanistan’da çıkmıştır. O sıralarda, Persler’le yapılan uzun savaşlar sonunda, özgür düşüncelerin ileri sürülmesin
OsmanlI Imparatorluğu’nun en haşmetlim i^mda iktidarda kaldığı için, çağdaşlarincjj^ bırço|u SokoMu’yu övmf?k zorunda kalmışı,^ dır. Gerçekte İse Sokollu meselâ Köprülüiç, gibi, büyük çapta hiçbir başarı göstermiş ğifdlr. Sadrazamlığında hiçbir orduya komuti etmemiş, sefere çıkmamış, İstanbul’dan ayni, mamaya çok dikkat etmiştir.
Çok uzun boylu olduğu için «Tavîl» (Uzun) diye de anılırdı, yakışıklı bir adamdı. 18 mil-yon altın gibi akıllan durduracak bir servet bırakmış, imparatorluğun en kuytu köşeleri* *e kadar her türlü hayır eseri yaptırmıştır, -İstanbul’da Aıapkapı’da, Mimar Sinan’ın ese* olan güzel cami de onundur. Karısı İsmi-Ьлп S4jltan^ II. Selim’in kızıydı. Ondan yöri-мл«г pşk çöîf devlet adamı
fim Hoca Sadettin Etendi, iMnrı*; Fâtihi (. radan sarlraram) Lftla Mustafa Pn^a д-,к; Icudrefli muhalifler türedi.
III. Murat, T574’te tahta çıkınca, yv yerinde bıraktıysa dn, ihtiyar sadra? nüfuzu hayli azalmış bulunuyordu. Iran rina muhalefet etmesinin hiçbir sonuç y, memesi nüfuzunu daha da azalttı. Buna rsl men, 14 yılı aşan iktidarı sayesinde çevr* ne geniş zümreler toplamıştı. III. Murat, ;r tesinî açıktan açığa azletmekten çekindi.
Sokollu’yu III. Murat mı Öldürttü Sokollü 12 ekim 1579’da Divan’a başk!
ğu kadar uzakla nrmak, muhaliflerini sindirerek iktidarı jrtamen kendi elinde toplamak yoluna Söylece, aleyhinde geniş bir muhalif zümrı^] yerattı. II,maca bitkisi Selim, damadının görülmemiş recede nüfuz kazanmasından hoşlanmamakiı birlikte, ona karşı açıkça cephe almak yolunJ tutmadı. Yalnız, Kıbrıs Seferi gibi meseleler de fikrini Sokollu’ya rağmen yürüttü. ı Sokollu birinci derecede kendisinin sorum-ı lu olduğu Inebahtı faciasında Pertev Paş*_ Müezzinzade Ali Paşa gibi muhaliflerini orts dan kaldırdı. Daha sonra Sokollu’nun karJ sında Kılıç Ali Paşa, Ozdemiroğlu Osman h şa, İkinci Vezir Damat Riyale Paşa, Şeyhu ilm Hoca Sadettin Efendi, Kıbrıs Fatihi (so^ radan sadrazam) Lâla Mustafa Paşa gibi y kudretli muhalifler türedi.
III. Murat, 15744e tahta çıkınca, Sokol yu yerinde bıraktıysa da, ihtiyar sadrazarî nüfuzu ^■’эу1| izalmış bulunuyordu. İran Sı muhalefet etmesinin hiçbir sonuç v r^ufuzunu daha da azalttı.
oiufur Bu^dmn doîeyi, »одшп yetiştirmede *erp#cık» denen küçük •ezanlardan faydala> nthr, ArpMcık, karecadan (soğan tohumundan) yMtiftİrllir
Arpacıklar martta, nisanda dikilir. Ktsa zamanda bunİMrd»n yeşil soğanlar çıkar. Toprak üç hafte Monra çapalanır, başların meydana gelmesi İçin, çiçek açacak olan saplar kırılır. Yapraklar sararmaya başlayınca da ayakla bstlarak azîlir, kuruması sağlanır. Sonbaharda soğanlar topraktan sökülür.
Soğan, içinde C vitamini bulunan, besleyici, iştah açıcı bir besindir. Soğana acılık veren uçucu bir maddedir, gözleri yakar, yaşartır. Soğan pişirilirken bu madde kaybolur. Pişen soğanın tatlı bîr lezzeti vardır.
Yurdumuzda pek çok soğan çeşidi vardır. Baş veren soğanlardan beyaz, sarı kabuklu olanı «kış soğanındır. «Kırmızı soğan» denizin tatlı soğan çiğ olarak yenir.maca bitkisi Yeşil olarak yenen «tu soğanı»
nu b r y«yl«da. d»niard#n 500 m. yükt«klikt« lıuru^muffur. Nüfusu 630.000 kaderdir.
Sc^y« OnmmH bîr darniryolu kevuf«0<dır. (ЛЪапт hmr ymntrm kere vm demiryolu ile beO* İH*r CndOiffl bektmından de gelişmiştir. Çeker, kJ<^r, €hri, dokuma fabrikaları vardır. ftuf«er.ttiKi ‘m en işlek şehri oldu^ gibi, sanat ve fikir hayatı yönünden de önemli bir yeri bulunur. Şehirde bir üniversite, büyük bir oDera, tiyatrolar, iki müze, iki radyo ia-tasyocıu vardır.
Tarihta Sofya
Tarihin iJk çağlarında Sardika adını taşırdı, büyük Ыг Trak şehriydi. Roma İmparatoru Dtocferianus zamanında. Aşağı Daçya’nm merkezî oldu, İmparator Traianus zamanında Ulpia Serdika adım alan Sofya şehri, 808’da Ek/lçarfar’ın eline geçti. Altı yüzyıla yakın bir jaman Bulgar han ve kırallarına başkentlik ea.kten sonra, I. Murat zamanında cince» Balaban Bey tarafından alınarak Osmanlı topraklan arasına katıldı (1382).
OsmanlIlar 500 yıl kadar Sofya’da kaldılar. O çağlardan kalan bazı Türk anıtları bugün hile, cHi sen şehrin ötesinde berisinde göze çarpar. Sofya’nın ortasında kalan Banyaba-Şf Camisi bunlardan biridir,
II. Dünya Savaşi’nda Alman birlikleri tarafından Ifçsl adilen Sofya şehri, birkaç defa ağır şekilde bombatahdı, büyük zararlara иЛ-
Muittin çrşHlcri
tOÖAN
Yı/mru, y#ş(| yapraklan yemeklere ç*?n ^гтфк йг^гф kulİMnıfen kokulu bir bitkidir 2âfy)hakgillar famliyâsındandır
ârıayurdu Doğu ülkeleridir. Çok es kİ çâğlardsn beri bütün dünyaya yayılmıştır hemen her yerde yetiştirilir. Toprak altıpda geflpen yumru biçimindeki etlî yaprakları yenir. Bu yumrunun ortasındaki cücük bitkini tepe tomurcuğudur. İlkbaharda bu tomurcuk ujıyarak toprakın üstüne çıkar. Topraküstü tapmın tepesinde yuvarlak bir salkım biçiminde beyaz çiçekler açar. Boru biçiminde olan topraküstü yaprakları koyu yeşildir. Bu kısım da, tazeyken yenir. Soğanın meyvesi üç yerinden yarılarak içindeki siyah, köşeli tohumlarını döker. Bu tohumlara «karacakullananlar hayatına kastettik lerl zam.nn hiç serini çıkarmadı. Atinalıb onu eski tanrıların yerine yenilerini коутауг kalkmak, gençlerin ahlâkını bozmak gibi çe şitli suçlardan yargıladılar. Sokrates, savun masını yaptı. Sonunda, baldıran zehri içme ye mahkûm edildi. Filozof, bu kararın deği tirilmesi için hiçbir teşebbüse girişmedi. Dc ğil mi ki kanunlar böyle istiyordu, kanunlc nn üstünlüğünü kabul ettiğini göstermeni tam sırasıydı. Öğrencileri kaçmasını teklif e tiler, razı olmadı.
Zehri İçme saati gelmeden, öğrencileri! d«n birinin elinde bir saz gördü. Sazın nas çelınacağını öğrenmek istedi. Öğrencisi: «Ü tâdım, az sonra zehri içeceksiniz. Çalma’ vaktiniz olmıyacak
Sokrates, Atina’da doğdu. Babası heykelci anası ebeydi. Rahat bir ömür sürdüğü için ‘ zamanın temel bilgilerini genç yaşta öğrend Geometri, müzik, astronomi üzerine derin bi gi edindi. Beden eğitimine de çok önem verd ğinden, askerliğinde zorluğa dayamklılığiy ün kazandı. Cesareti de eşsizdi. Giyim-kuş ma önem vermezdi.
Sokrates, ömrü boyunca, öğrendikleri yaymaya çalışmıştır: İnsanlara düşünmeyi ö retmekten başka tasası yoktu. Öğretim usu ise, sonradan öğrencilerinin de benimsedi lerl «diyalogos» (karşılıklı konuşma) usuU dü. Bahçede, gezinerek ders anlatır, öğrenci rini düşünmeye, sormaya sürüklerdi. Oğn mek istediği bir fikri kendisi söylemez, renci’i’ie buldururdu.
Sokratft’in Son Sözü Sokrates,maca bitkisi {nsanlarm koyduğu kanunll llJrtftların kanunlarından çok değer ven ICkAunları kullananlar hayatına kastet M, İtman hiç sesini çıkarmadı. Atinal
fuakar. Değişik basınçta gazlarla doldurui^^’ fki kab birbirine bir boruyla bağlanırsa, tarafta basınç eşit oluncaya kadar, gaz moi külleri yer değiştirir. Buna «gaz yayılrDuı^ denir.
Akciğer keseciklerinde, kılcal damarlarınç*, perinde oksijenle karbondiyoksit alışverişi gızlann bu yayılma özelliği sayesinde olur. Oksijen basıncı akciğer keseciklerinde dv ha yüksek, kanda daha azdır. Böylece, ohi. jen kana girer. Karbondiyoksit basıncı Hü kanda daha yüksek, keseciklerin havasında daha az olduğundan kandan akciğerlere ge^, Akciğer milyonlarca hava keseciklerine!» lönmüştür. Bu keseciklerin çeperiyle kılcal ■biTMir eğt arasında böylece, daimî bir çaı eriçi oîur. Kılcal damarların toplam yi> 100 m* kadardır.
Esneme. — Solunum kaslarının birbiri kasından kasılmasiyle, fazla açılmış geçen uzun, derîn bir soluk alma hareketidir ‘ Hıçkırık. — Diyafram kasının sarsmtılsr,. dır. Bu hareketle, küçükdi
SOLtWUM, canlı varlıkların yaşaınaian İçin gerek h’ «flerden biridir. Hayat İçin şart olan oksiimn aolımumfa alınır.
Bürün canlılarda, hayatın devamı için, «mefabolizma» denilen madde alışverişi şart-^ fır. Solunum bunlardan bir gaz alışverişi, yani «rgaz mefabolızması^dır. Bu olayda dışarıdan oksijen gazı alınır, karbondiyoksit gazı dışarı çıkarılır.
Bir insan aç, susuz bir süre yaşıyabilirse de, havasız birkaç saniye bile duramaz. Solunum iki kısma ayrılır:
Dış Solunum. — Akciğerlerde olur. Oksijen havadan kana geçer, kandaki karbondiyoksit dışarı verilir.
İç Solunum. — Kanla dokular arasında o/ur. Oksijen kılcal damarlardaki kandan dokuya girer, karbondiyoksit dokudan kan
w-»ev çacM buyur. Ir#n diyaframla itilen n crg^mıa”» karnı önm dc(Jru, alttaki kabur-fif* arı v.%na doğru açarak göğsün anine ça-da gev şetir Ayrıca, kaburgalar arasın-fcas’arfa daha başka yardımcı kasların ykrdtmiyi^ göğüs kafesi arkadan öne doğru dk genişler. Akciğerlerle göğüs kafesi arasında hava bulunmadığı ‘çin göğüs genişleyince Ciğerleri emerek kendine çeker, böylece hava skciğer/ere dolar.
Soluk verme bu hareketlerin tersidir. Göğüs boşluğunu genişleten kuvvetler ortadan ka/kınca kemikler, kaslar, akciğerler, kendi esneklikleriyle, «ski durumlarma dönerler. Böylece hava akciğerlerden dışarı atılır.
Enskin insanda soluk sayısı dakikada 14-13 kadardır. Çocuklarda daha çok olur. Ciğerlere havanın hacmi normal halele dakikada ’S Himyken, ça**şma sırasında 50-60 litre-e yOtfmUbl’ r.
Hormai Ofmpyan Solunum Hareketleri
Ыогггь»1 solunumun dı^ında^ solunum sis-üemıy’e IİÇ’U birtakım horokefler vardır kİ bafltcoiarı şcnfardır
%inda yaştyan birçok hayvanların solu-organıdır. Balina, yunus gibi hayvanlar su Içrnda yaşartırsa da, akcij)trleriyie soluk alıp vtfirler. Bazı böctkler da su içinde yaşamlar ama, aolunumlanm solungaçla yapmazlar.
Solungaçlar çok duyarlı, nazik organlardır.maca bitkisi Havayla temas edince kuruma tehlikesi oldu-Bundan, ancak su İçinde yaşıyan hayvanlarda görülür. Derisidikenlilerîn, yumuşakçala-nn, sularda yaşıyan bazı böcek lârvalarının, deniz kurtçuklarının, balıkların, kurbağa te-tarlarımn solungaçları vardır.
Denizlerde yaşıyan kurtçukların solungaçla-n sorguç biçiminde İncecik tüyler halindedir. Yumuşikçalann solungaçları ise çok çeşitli olur: Yassısolungaçfılarm solungaçları incecik İplikçikler, karındanbacakhlann küçük tüycükler hafindedir, kafadanbacakhlann da kennUrının üzerindeki bir torbanın içinde geniş tOy biçimindedir.
Y^^’çeç, Istakoz gibi kabuklu hayvanların solungaçları iıe iki yanlarında tüycükler Ы-ç*mindedîr, ayaklarının hareketiyle kımıldar.
Baltklarm solungaçları başlarının İki уашгь dedir. Bunlar bir kısım İncecik, kırmızı ^İP-
bakıp-uncitn
l0rdtr yalnıj’, bezen de mikroplu bir hasta-
Ithffln öf^rrk derin# gömülmüş hayvanların /n*krrn/rrını da toprak üstün# çıkarırlar.
So’ı canların hapsi topraklarda yaşamaz, fu/arpa yaşıyan çeşitleri d# vardır. Bunların vücut yap’lış/arı da az çok farklıdır.
Bvnfardrn deniz suyu içind# yaşryanlann bir «;*nyş aalgıladıklan sıvıdan meydana gel-ıtvş bir kabuk îçind#dlr. «Splrograf», aser-pol» adı verilenler bu çeşit solucanlardır. Bunların baş taraflarında, borunun dışında püskül biçiminde solungaçları bulunur. «Nerels», «arenikol» gibi solucanlar ise suyun içinde serbes dölaşıriar.
Solucanlar. — Hayvanlar âleminde yer solucanı, tenya, askarit, sülük gibi hayvanların bulunduğu bir şubenin adıdır. İç iskeletleri, ayaklan olmadığından dalgalı bîr şekilde hareket ederler. Çoğu asalaktır. Vücut yapılarına göre «halkalı», «yassı», «yuvarlak» soIü-canlar olmak üzere sınıflara ayrılırlar.maca bitkisi faydaları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: