Maca Bitkisi Faydaları | Maka Tozu Satışı | Ucuz | Fiyatları

Başlangıç » maca bitkisi » maca bitkisi ve hayat edebiatı tarihleri bilgisi

maca bitkisi ve hayat edebiatı tarihleri bilgisi

Kategoriler

maca bitkisi ve hayat edebiatı tarihleri bilgisi

maca bitkisi ve hayat edebiatı tarihleri bilgisi Musul Atabeyleri, Hı. fep’i elden çıkardılar. 1233’ten 1262’yıl» dar 29 yıl, Zengîler’ln veziri olan Bedrettır ;^lû ve 3 oğlu, Musul Atabeyi olarak Щ |l^^lee<nl devam ettirdiler. Bunun yanı sıra kalv V#, hindistancevizi, tütün, pirinç ve kırmız biber bol olarak yetişir ve ihraç edilir. Bahara ekimi İle ilgili endüstri de gelişmiş durumda dır. Sabun, yağ ve baharat işliyen fabrikala vardır.
Zengıbar halkırun çoğunluğunu Araplar teş kil eder. Hintliler ve Afrikalı Zenciler azın İlktir. Halk, Arapça konuşur ve Müslümanhi en yaygın dindir. Zengibar şehrinde bir Islân Akademisi vardır. Okullarda eğitim Arapçadır Hindu dilinde öğretim yapan birkaç ilkoki da vardır.
Başkent Zengibar şehri, 64.200 nüfuslı dur. İşlek bir liman ve Afrika, Hindistan, Ara yarımadası ve Avrupa arasında önemli bir di rak yeridir. Pemba Adası’nın merkezi Pemb şehri 18.000 nüfusludur. Tütünü ve kırmı: biberi ünlüdür.
1890’da Ingiltere’nin himayesi altına gire Zengibar şimdi bağımsız bir devlettir. De letm başında bulunan ailenin kökü Mask< Sultanları’ndan gelir. Eskiden Zengibar Ma kat’a bağlıydı
Hükümetin başında auitan vardır. Mill^ meclisi 25 kişiden kuruludur. Kabine üyel rrınin aayısı da 19 kişidir.
nATtik, AhıkAciri bflğı’Tisız devletler kurma yofı-fM (iırrUlcr ÇAİı^kfin ve becerikli olan Zrnciir
Avşdr ve Kaçar Türk imparatorluk har^ danları arasınde, İran’da saltanat sürmüş bir Kürt hanedanıdır. 1750’den 1794’e kadar, 44 yı! iktidarda kalmışlardır. Şiraz’ı başkent yapan Zendler, Iran imparatorluğunun sahip bulunduğu bütün ülkelerde hüküm sürmüşlerdir. Hanedanın kurucusu «Tûşmâl-Kerîm» diye ünlü Muhammed Kerim Han, 3 kardeşiyle beraber, imparatorluğu Nadir Şah^n halefleri olan Avşar hanedanından koparmış, 29 yıl saltanattan sonra 72 yaşında ölmüştür. Kendisin- jden sonra gelen kardeşi, 2 oğlu ve yeğenleri, 11ЫС k ısa müddet saltanat sürmüşlerdir. Sonuncu Zend şanı Lutf-Ali Han, 1796’da 27 yaş- lifıiHİa Aka Mehmet Han Kaçar tarafındar bkJürülmuş,
Hint Okyajıusu’ndi, iki ada üzerinde kurı# bir sultanlıktır. Adalar Afrika’nın doğ| iiyıiiTiTKİeki Tanganika’ya çok yakındır.
^сспсмег ayrıca оипсу de önfMili toplul«>klar te>kil eder. Fakat bunlar, Afrıks’den Amerika’ya esir olarak götürülen /encılordır. Kıtanın yerlisi değillerdir.
ku,*ey Afrika da, ar Zenci vardır. Birleşik An’^nka’da i»e Zenciler, genel nüfusun %10’u kd^!ırd,r Seylan 17 milyonu bulur.
Orta Amerika’da ve Antil Adaları’nda Zen çiler kısmen yerliler ve beyazlarla karışıktır Güney
Genel olarak tarım işleriyle uğraşırlar.maca bitkisi A> cılık ve balıkçılık da Zenciler arasında ya’ gındır. Afrika Zencileri, sebze yerler. Et, e der yenen, kıymetli bir gıdadır.
Dünyanın en geri ırklarından sayılan Zen< ler, Amerika kıtasında yaşıyanları hariç, ye çıplak halde gezerler. Dinleri ve dilleri çı basittir. Aynı kökten olan bu dil, çeşitli k çelerle birbirinden ayrılır. Bu yüzden birç kabileler işaretle anlaşırlar.
Zenciler, II. Dünya Savaşı’ndan sonra u’ 9Шёк, Afrika’da bağımsız devletler kun girdiler. Çalışkan ve becerikli ol HMhr. öaiHikle musiki, güzel sanatlar
çeşit balondtir. Ferclinand von Z«pp«iin fından icat edilen bu hava 9*misi !. Dünya Savaşı’nda bir hava silâhı olarak denendi va fc>u arada Londra nm bombardımanında kuHa- nıldt.
Zeppelin ilk hava gemisini — yanı zeplini — 1900 yılında Amerika’da denedi, fakat tam başarıya ulaşamadı. Çalışmalarına devam ederek, 1907’de saatte 60 kilometre hızla gökyüzünde İstenilen tarafa götürülebilen ilk büyük balonu yaptı.
Bulucusunun adından dolayı czeplin» adı verilen bu büyük hava gemileri yumurta biçimindeydi. Alüminyum veya duralüminden yapılıyor, içine gaz dolduruluyordu. Boyları 150-180 metre arasındaydı. İtici kuvveti olan motorlarının sayısı 2 île 4 arasında değişiyordu. Balonun asıl binilecek yeri ve pilot kamarası, yumurta biçimindeki içi gazla doldurulan gövdenin altındaydı. Yükselmek İçin, yeter derecede gazla doldurulduktan sonra, motorları çalıştırılıyordu. Bundan sonra bağlı bulunduğu iskeleden bırakılan balon havalanı* yor va İstenilen doğrultuya götürülüyorduı Hızı motorlarının*rada Avusturyalılar’ın Temeşvar’a do^ru ilerlediği duyulunca, Osmanlı ordusu düşmanı karşılamak için Sadrazam Elmas Mehmet Paşa’nın komutasında Tisa İrmağı boyunca Zenta’ya doğru yürüdü Avusturya ordusunun başında o çağın ünlü komutanlarından Savoia’lı Prens Eugene bulunuyordu Tisa İrmağı geçildiği sırada, Zen- ta mevkiinde Prens Eugene ansızın Osmanlı ordusuna saldırdı. Birden baskına uğrıyan Osmanlılar’m bir kolu ırmağı geçmişti, bölünen ordu toparlanamadı.maca bitkisi Savaş çok kanlı oldu 60 bin kişilik Osmanlı ordusu 15 bin* den fazla kayıp verdi. Ölenler arasında Sad razam Elmas Mehmet Paşa ile Temeşvar’ıi ünlü valisi Topal Cafer Paşa ve onbeş kada vezir vardı. Ordu bozgun halinde güç bel Belgrat dolaylarına çekildi.
Savaşın sonucu ağır oldu. Avusturyalılı hemen her taraftan Sava Nehri’ni aşara Belgrat’a yaklaştılar Amcazade Hüseyin I orduyu
Kayısıya banzar mayvalar varan bir abacın ve meyvasmm adıdır. Gülgiltar famtlya- sındandır. Meyvaları kayısıdan daha küçük va biraz ekşicedir; çekirdeğinin içindeki baöami çok acıdır. Pestil, reçel, komposto yapımında kullanılır. Bazı yerlerde de çekirdaklarl çıkartıldıktan sonra kurutularak satılır. Kuru kabuk adı verilen bu tip zerdali, daha çok hoşaflıktır. Zerdali kurak bölgelerde, kumsal ve kıraç arazide kolaylıkla yetişebilen bir meyvedir. Bu yüzden Doğu ve Güney Anadolu bölgelerimizde çok yetiştirilir. Büyük bir kısmı bu bölgelerde olmak üzere yurdumuzda 4 çuk milyona yakın zerdali ağacı buİunmaktaa oftlu I», fendiyer’ın de kurup teşklUtlendırd»0« Zer* düştiük’te, ^menlik çe^t Türk lnenç*en \\% eski İren dinlerinin belirli etkileri göıe çer- per. BurKİen beşke ZerdüştlüflOn en dikkete değer noktelennden biri, bu çevrede tek len- ncılık görüşüne İlk yönelişi teşkil etmesidir. Mezdeizm denilen birez dehe farklı Ыг ineıv cı da doğurmuş bulunan Zerdüştlüğe göre; intanların ve bütün kâinatın kaderine hâkim iki büyük İlâhî kudret vardır. Şemanlığın «yertu» ve «göksusiarma benziyen bu İki kudretten biri «Hürmüz», öteki «Ehrlmen»dir. Intenla- rı ebedî saadete, ya da ebedî azaba ulaştırmak İçin bu İyilik ve kötülük tanrıları devamlı savaş halindedirler, iyilik tanrısı Hürmüz; güneş, i|ik ve aydınlık halinde; kötülük tatv rısi güneş niteliğindeki iyilik tanrısı Hür- müs’ün yardımcısı «Mitra» adlı bir baş melektir. Hürmüz, Intanoğuilarına yardımı, onun aracılığı Иа yapar. Kötülük tanrısı Ehrimen* in, İnsanlara fanalık yapmak, yollarım şaşırtmak için kuMand.ğı araç ita şaytandır. Zer- düştlükte da büyük dinlerdaki gibi, ahret Ahreti dünyaya bağlıyan bir de köprü

ZERDÜŞT, ZERDUŞTLUK Zerdüşt, M. O. 1000 ile 700 yıllan aresıvv daki süre İçinde yaşamış bir filozof ve ebUk- çıdır. İran’da yaşamıştır. Hangi milletten olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Iranlı, ye da Türk olduğu yolunda bazı görüşler bulunmakla beraber, birçok tarihçiler onu Hintli sayar. Söylentiye göre, Hindistan’da bulunduğu sırada, Budizm İnançlarına da karşı gelmiş;maca bitkisi bu yüzden bir süre hapsedildikten sonr* bu ülkeden koyulmuştur. Zerdüşt uzunca zaman ortadan kaybolmuş, nihayet bir gün Tür kistan’ın Belh şehrinde ortaya çıkıp, Uerick din niteliğine yönelen prensiplerini yaymayı başlamıştır. Din ve ahlâk konusunda ortayı attığı görüşler, ilk zamanlar İran’da büyül tepkilerle karşılanmışsa da, bunlar kısa zı manda geniş taraftar yığını toplamıştır. Zeı düşt’ün görüşlerini ve prensiplerini asıl dİ haline getiren oğlu Isfendiyar’dır.
Şark dillerinde, genellikle, Zerdüşt diye ar lan bu kişiye Zend dilinde cZarathustra», fa tılilarda İse cZaraostre» denilmektedir, Zerdüşt’ün prensiplerini koyduğu, oğlu fendiyar’m da
İt şartları bulduğundan kolay yetişir zaman yan dalları tepe dallarından daha geliştiğinden, ağaç yaygın bir hal alır Daiij, seyrek ve dağınık, gövdeyi saran каЬик!«г esmer renkli ve yer yer çatlaktır Yaşlı j larm üzerinde urlar meydana gelir, zamanij içleri yavaş yavaş boşalır. Yapraklarının bir tarafı koyu, bir tarafı açık yeşildir. Zeytiıt I ağacı salkım durumunda, beyaz çiçekler açar, her çiçek 2-3 gün kadar açık kalır.. Çekirdeğin içi acı оЦ yağlıdır.
Zeytin ağacı çok uzun ömürlüdür. Җ ttl 1000 yıi yaşıyan ulu zeytin a§açl»ı rdır. Bunların gövdelerinin çevreleri 5-i ıtrevt уаг^Гс onun baş tanrı olduğunu kabul atmiyen kimse kalmamıştı. Karargâhını Olimpus Dağı’nda kurmuştu. He- ra (Juno) adlı bir tanrıça ile evlenmiş,maca bitkisi onu da göklerin yönetimi ile görevlendirmişti. Hera’dan başka daha pek çok da gözdeleri vardı. Bunlarla olan münasebetinden de çeşitli tanrılar ve tanrıçalar doğdu. Zeus, Olimpus Dağı’nda elinde yıldırımdan bir asa olduğu halde, tahtında oturur; diğer tanniaıi sık sık yanma gelip kendisiyle konuşurlar^ insanların ve dünyanın idaresi için ondan direktifler^ -^mirler alırlardı. Bazan, gene yıldırımdan yapılmış arabasına binerek, elin de kalkanı, tabiat kanunlarına hükmetmel- jzere, kâinatta geziye çıkar, etrafa yıldırım ВГ fırlatırdı. Yüksek
Genel olarak bütün Ege dolaylarında v ha çok köylerde, çiftliklerde yaşıyan TürJ e verilmiş bir isimdir. Zeybekler — mefi Yörükler ve Tahtacılar gibi — Anadol imkKhn ayrı inanç ve geleneklere bej) iMirdir. D»n ve karakter yönündenTür
Z€rduştlükt9 tapınak/ ataktan ve ateş y kılan yardan ibarettir. Atey, aydınlığı \ Hürmüı’ü temsil etmektedir. Onun bulu duğu yerde Ehrimen barınamaz. Muğ Isr verilen Zerdüşt rahipleri, belli yerlerdeki atf gedelerde basit törenlerle halkın ibadeti yönetirler
Zerdüştlük İran’da kısa zamanda geliy 0 yerleşmiş, Irak’a ve Azerbaycan’a da yay mıştır. Sasanîler devrinde İran’ın resmî di haline gelmiştir. Zerdüştlüğe en büyük de beyi vuran Müslümanlıktır. Hazreti Ömer’ halifeliğL zamanında, İran’ı fetheden 5Ә( ibn-i Vakkas adlı Arap kumandanı, burada bütün ateşgedeleri söndürdü; Zerdüştîl İslâmlığı kabule mecbur etti; kabul etn yenleri ve Muğ’lan İşkenceyle öldürttü. F baskı altında İran’daki Zerdüştîlerin ço^ Müslüman oldular; Müslümanlığı kabul ı miyen Zerdüştler, toplu halde, Hindîstar İÇ ettiler. aMecûsî» diye anılan bu Zerdü den bugün Bombay ve dolaylarında 3 İn kadar tahmin edilen bir nüfus me r. İranda da, dağınık halde, birkaç yi Mecûsî hâlâ vardır., inatyçlannın felsefî ifadelerini \ dualarını ihtiva eden «Zend»dir. Bu kitab sonradan bazı kimseler tarafından şerhle ve tefsirler eklenmiş,maca bitkisi bundan sonra da ese «Zend-Avesta» adım almıştır. «Zend-Avesta hemen bütün batı dillerine çevrilmiş, üzı rinde bilim ve sanat incelemeleri— Bu konudaki Tür} çe eserlerin başlıcalan:
Zcrciûjşt Büvln Dedi (Friedrich Nietzı ehe’den çev Prof. Dr. Sadi liTnak, 195* ’59), Zerdih^t Dedi Ki (P. Nietzsclıe’de ov badi Imıak, 1939), Zerdüşt Böy r^^luyoıdu ıFhaber alınca Kronosj tahtından İndirdi. Zcus, henüz bir yaşında duğu halde, babasının yardımına koştu; ci (eri yendi; Titan’ı sürgün etti. Ama babc Kronos, oğlundan korkuyordu; onu pus ya düşürmek istedi Başaramadı. Babasın kendisine bir türlü dost olamıyacağım an yat: Zaus, onu da sürgüne yolladı. Kardeş , rmn denizi ve cehennemi vererek kendisi flöfiun hakimi oldu. Dünyayı İdare < banladı. Bütün diğer tanrılarla cini aliylif onada Ikircı t*a- iıta sabun yr.r.’ r Zcytinya^i» drktorlykta da kullanılır. Karaciğer ve böbreklerinden basta olanlara ilâç gibi zeytinyağı İçirılir. Yurdumuzda yılda 120.000 ton kadar zeytinyağı tide edilir
Zeytingiller. — Bitkiler âleminde ikiçenek- lüerden bir bitki familyasıdır. Bu, Marmara bölümürv deki İstanbul ilinin merkez ilçelerinden bindir. İlçe, İstanbul ilinin ortasmdadır., kuzeyde Sarıyer, doğuda Fâtih, batıda Bakırköy, gjoeyde Marmara Denizi’y^e çevrilidir. 1 merkez bucağı ve ilçenin mahalesi durumunda olan 6 köyü vardır.
Nüfusu: 89 397 (1960 sayımı) lıtânbui ili şehir sınırlan içinde olan Zey- tinburr u topraklan, az eğilimli ve az dalga- Ifdff, Küçük akarsular bu toprakları лу-дипеу
;,,f k .4′ fin Edremit zeytini ile çok ya^lı Ayva’-k /’ yurdumuzun en ünlü wytin çeşitlerinin başında gelir Zeytin iştah açıcı bir besin maddesi olmakla beraber pek çok fakirin sofrasına girer. 0te yandan zeytinyağı da Önemli bir besin madesidibiriı» ^”‘”■*1 ‘ k, ®«3,6 • 4,5 olanlar da ikinci y rc.b.’.k yağlardır Asit derecesi %5 • 8 olı iyi k?‘’te sabun yapılır, %8’den ||
‘ fazla oranda asitli olanlardan da ikinci I le sabun yapılır Zeytinyağı doktorlukta ‘^‘-îlonmr. Karaciğer ve böbreklerinden h olanlara ı-‘âç gibi zeytinyağı Içirilir. Y

,.!mak üzere küfelere l^esılır.
(‘f\e edilmek istenen zeytinler tilki- ,a da çırpılarak toplanır Toplanar^ ılgınlarını sık sık karıştırmak ve etmek, tanelerin çabuk kızışmatını ve ko^u bir koku peyda etmesini önler. Tama- miyle olgunlaşmış ve elle toplanmış zeytinlerden en iyi yağ elde edilir.maca bitkisi İyice olmamış zeytinlerin yağları ve elle toplanmamışkıyılarının Sinop’tan Polathane ye kadar, güneyde Adana, Tarsus, Ceyhar vadisi, Urfa, Maraş, bölgelerinde çok zeytiı yetiştirilir. Yenilen zeytinlerle yağ çıkartıleı zeytinler başka başkadır. Mudanya yakınlı rmda yetiştirilen Tirilye zeytini çok lezzet bir zeytindir. Az yağlı ve salamurada iyi b lezzet kazanan Edremit zeytini İle çok Ayvalık zeytini yurdumuzun en ünlü sıyt çeşTİerhsm başında gelir. Zeytin iştah aç bir besin maddesi olmakla beraber pek | fak rin sofrasına girer. 0te yandan zeyt yegi da önemli bir besin madesidir.Kasaba. — Zeytinburnu kasabası. 6 mahallesi Ha ilçenin bütün topraklarını kaplar.
Eskiden Bakırköy’ün bir bucağı olan Zay- tînburnu, 1957 yılında İlçe yapıldı Kasaba, İstanbul’un yeni türiyen, kısa zamanda büyüyüp geli^n semtlerinden biridir 1945 yılma kadar Zeytinburnu çok küçük bir semtti. O sırada kasaba askerî fabrikalar He, bir çimento fabrikası, Yedikule doğrultusunda uzanan birkaç deri fabrikası vardı O tarihten sonra, semtin çevresindeki devlete ve şahıslara ait topraklar «Gecekondu»larm mantar gibi birden çoğalmasiyle, kısa ramanda büyüyerek İstanbul’un kalabalık semtlerinden biri oldu.
Kasaba «Gecekondu» yapılariyle dolu olduğu için plân ve hartadan yoksundur Elektriği, suyu ve basit kanalizasyon tesisleri vardır. Ayrı belediyesi, sağlık tesisleri, her çeyr^ saatte bîr kasabaya uğrar
Zeytinburnu’nda bütün belli başlı banl< ların şubeleri vardır. Ekonomik bakımda? Utanbul’a bağlı olan kasabada oturanları/
Savaklarda zırhın çe>itll biçimleri kulla> nılırdi. Savaşa gidenler bazan tepeden tırna> ğa kadar zırhlara bürünürlerdi. Hayvanlara giydirilen bu ağır zırhlar içinde, savaşçı çok defa hareket kabiliyetini kaybeder, daha ha» fif giyinen savaşçıya yenilirdi.
Zırh, çok eskiden beri kullanılır.maca bitkisi faydaları Ateşli silâhlar çıkmadan önce, insanlar korunmak için zırhlara çok önem vermişlerdi. Orta Çağda, şövalyelik gelenekleri içinde zırhların yeri ve önemi büyüktü. Avrupa’da XII.-XV. yüzyıllarda şövalyeler, ağır zırhlar içinde savaşa katılırlardı. Derebeylik gelenekleri içinde yer alan silâh ve at oyunlarında, kargı ve kılıcın geçmediği, ağır ve baştan aşağ. demir zırhlar giyilirdi. Şövalyeler bu zırhı uşaklarının yardımı ile giyerler ve gene onların yardımı ile ata binerlerdi Bu zırhla koşmak değil, yürümek bile güçtü.
Bu ağır zırhlar 100 Yıl Savaşı’mn sonnun- da, hafif zırh giyen askerler karşısında yenilgiye uğrayıp, yavaş yavaş önemini kaybetti.
Eski Türkler, üzerlerine çok defa kaba deriden veya tel ve demirle örülü zırhlar giyerlerdi. Türkler, Avrupalılar’da olduğu gibi tepeden tırnağa zırha bürünmezler, sadece başlarını ve göğüslerini koruyan zırhları giyerlerdi. Osmanlı zırhlan da ayrı ayrı parçalardan ibaretti- maca bitkisi faydaları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: